7593 Sayılı Kanun İle Çocuk Koruma Kanunu İle Bazı Kanunlarda Yapılan Değişiklikler
7593 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Kanun ile çocukların ceza sorumluluğu, ateşli silahların muhafazası, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin ihlali, sosyal inceleme, çocuk hükümlülerin infazı, bıçakların satışı ve taşınması, yönlendirme tedbirleri, acil korunma süreci ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması konularında yeni hükümler getirildi.
1. Madde: Ateşli Silahın Çocuk Tarafından Ele Geçirilmesine Neden Olmak Ayrı Bir Suç Olarak Düzenlendi
7593 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a 13/A maddesi eklendi.
Önceki düzenlemede, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı biçimde muhafaza edilmesi sonucunda bir çocuk tarafından ele geçirilmesini doğrudan ve bağımsız olarak suç sayan özel bir hüküm bulunmuyordu.
Yeni düzenlemeyle, ateşli silahı dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza ederek silahın çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmedilecek. Suçun oluşması için çocuğun silahı kullanması veya silahla başka bir suç işlemesi şart değildir. Silahın özensiz muhafaza nedeniyle çocuk tarafından ele geçirilmesi suçun oluşması bakımından yeterlidir.
Hüküm, fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması şartıyla uygulanacak. Silahın çocuk tarafından ele geçirilmesinden sonra başka bir neticenin meydana gelmesi hâlinde failin kusuru, fiil ile netice arasındaki nedensellik bağı ve daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçun oluşup oluşmadığı ayrıca değerlendirilecek.
2. Madde: TCK m.31’de Çocuklar Hakkında Uygulanan Ceza Sınırları Yükseltildi
7593 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğünü düzenleyen 31. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarındaki ceza sınırları değiştirildi. Ayrıca maddeye dördüncü fıkra eklendi.
Bu düzenleme, çocukların ceza sorumluluğunun başladığı yaş sınırını değiştirmedi. Değişiklik, ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubu ile 15–18 yaş grubu çocuklar hakkında uygulanacak ceza miktarlarını ağırlaştırdı.
12 Yaşını Doldurmuş Ancak 15 Yaşını Doldurmamış Çocuklar
TCK m.31/2 kapsamındaki ceza sorumluluğu bulunan çocuklar yönünden değişiklikler şöyledir:
Ceza türü | Önceki düzenleme | Yeni düzenleme |
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suç | 12 yıldan 15 yıla kadar hapis | 13 yıldan 18 yıla kadar hapis |
Müebbet hapis cezasını gerektiren suç | 9 yıldan 11 yıla kadar hapis | 10 yıldan 12 yıla kadar hapis |
Diğer süreli hapis cezaları | Ceza yarı oranında indirilir; her fiil için en fazla 7 yıl | Ceza yarı oranında indirilir; her fiil için en fazla 9 yıl |
Bu yaş grubunda diğer süreli cezalar bakımından uygulanan yarı oranındaki indirim değiştirilmedi; yalnızca her bir fiil için uygulanacak azami hapis cezası yedi yıldan dokuz yıla çıkarıldı.
15 Yaşını Doldurmuş Ancak 18 Yaşını Doldurmamış Çocuklar
TCK m.31/3 kapsamındaki çocuklar yönünden değişiklikler şöyledir:
Ceza türü | Önceki düzenleme | Yeni düzenleme |
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suç | 18 yıldan 24 yıla kadar hapis | 19 yıldan 27 yıla kadar hapis |
Müebbet hapis cezasını gerektiren suç | 12 yıldan 15 yıla kadar hapis | 15 yıldan 18 yıla kadar hapis |
Diğer süreli hapis cezaları | Ceza üçte bir oranında indirilir; her fiil için en fazla 12 yıl | Ceza üçte bir oranında indirilir; her fiil için en fazla 15 yıl |
Bu yaş grubunda da diğer cezalar yönünden üçte bir oranındaki indirim korundu; ancak her bir fiil için uygulanacak azami hapis cezası on iki yıldan on beş yıla yükseltildi.
Belirli Ağır Suçlarda Yaş Küçüklüğü Hükümleri Bakımından Hâkime Takdir Yetkisi Verildi
TCK m.31’e eklenen dördüncü fıkra ile kasten öldürme suçları ile TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçları yönünden özel bir düzenleme getirildi.
Somut olayda;
• kasta dayalı kusurun ağırlığı,
• güdülen amaç ve saik,
• suçun işleniş şekli,
• daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma ölçütlerinden biri veya birkaçı somut olayın özellikleri içinde göz önünde bulundurularak hâkime farklı ceza rejimini uygulama konusunda takdir yetkisi tanındı.
Buna göre 15–18 yaş grubundaki çocuk hakkında TCK m.31/3 hükmünün uygulanmamasına ve yaş küçüklüğü indirimi yapılmadan ceza belirlenmesine karar verilmesi yönünde hâkime takdir yetkisi verildi. Ceza sorumluluğu bulunan 12–15 yaş grubundaki çocuk hakkında ise ikinci fıkra yerine, daha ağır sonuç doğuran üçüncü fıkra hükümlerinin uygulanması yönünde hâkime takdir yetkisi tanındı.
3. Madde: Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali Suçunun Cezaları Artırıldı
7593 sayılı Kanun’un 3. maddesiyle, Türk Ceza Kanunu’nun aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlalini düzenleyen 233. maddesindeki cezalar artırıldı ve maddeye dördüncü fıkra eklendi.
Yapılan değişiklikler şöyledir:
Düzenleme | Önceki ceza | Yeni ceza |
Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi (TCK m.233/1) | Bir yıla kadar hapis | 3 aydan 2 yıla kadar hapis |
Hamile olduğu bilinen eşin veya birlikte yaşanan ve failden hamile olduğu bilinen kadının çaresiz durumda terk edilmesi (TCK m.233/2) | 3 aydan 1 yıla kadar hapis | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
Çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığının ağır şekilde tehlikeye sokulması (TCK m.233/3) | 3 aydan 1 yıla kadar hapis | 1 yıldan 3 yıla kadar hapis |
Maddeye eklenen dördüncü fıkra ile TCK m.233/1 ve m.233/3’teki fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme veya TCK m.87/2 ve m.87/4 kapsamındaki neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi hâlinde özel bir artırım hükmü getirildi.
Bu durumda şikâyet şartı aranmayacak ve aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünü ihlal eden kişi hakkında TCK m.233 uyarınca belirlenecek ceza yarısından iki katına kadar artırılacak.
4. Madde: On Beş Yaşından Küçük Çocuk Hakkında Sosyal İnceleme Yapılmaması İddianamenin İadesi Nedeni Oldu
7593 sayılı Kanun’un 4. maddesiyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun iddianamenin iadesini düzenleyen 174. maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklendi.
Önceki düzenlemede, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan iddianame düzenlenmesi açıkça bir iddianame iade nedeni olarak gösterilmiyordu.
Kanun maddesine eklenen yeni fıkra ile 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmadan düzenlenen iddianame, iade edilebilecek. Böylece bu yaş grubunda sosyal inceleme, yalnızca hüküm aşamasında değerlendirilen bir husus olmaktan çıkarılarak soruşturma ve iddianamenin düzenlenmesi aşamasının zorunlu unsurlarından biri hâline getirildi.
6. Madde: Çocuk Hükümlülerin Çocuk Eğitimevine Ayrılma ve Kapalı Kuruma Gönderilme Esasları Değiştirildi
7593 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un çocuk eğitimevlerini düzenleyen 15. maddesinin üçüncü fıkrası tamamen değiştirildi ve maddeye dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralar eklendi.
Üçüncü fıkranın önceki halinde,, hakkında tutuklama kararı bulunanlar ile Kanunun 11. maddesi kapsamına girenler dışında çocuk eğitimevinde bulunan çocuk hükümlüler kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmiyordu. Buna karşılık çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılma, doğrudan çocuk eğitimevine alınma ve yeniden kapalı kuruma gönderilme şartları kanun düzeyinde ayrıntılı şekilde düzenlenmemişti.
Kapalı Kurumdan Çocuk Eğitimevine Ayrılma
Yeni düzenlemeyle, çocuk hükümlünün çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmasına, en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda idare ve gözlem kurulu karar verecek.
Değerlendirmeye psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendirilecek avukat gibi en az bir uzman görevli katılacak.
Tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlünün yeniden değerlendirilme süresi altı ayı geçmeyecek.
Cezanın Doğrudan Çocuk Eğitimevinde İnfazı
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un çocuk eğitimevlerini düzenleyen 15. maddesine eklenen dördüncü fıkraya göre;
• kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen çocukların,
• taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm edilen çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilebilecek.
Çocuk Kapalı Ceza Infaz Kurumuna Gönderilme
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un çocuk eğitimevlerini düzenleyen 15. Maddesine eklenen beşinci fıkra ile çocuk eğitimevinde bulunan çocuk hükümlülerden;
• firar edenler,
• başka bir fiil nedeniyle hakkında tutuklama kararı verilenler,
• kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası kesinleşenler,
• disiplin cezası kesinleşmemiş olsa dahi eylemi kurum düzeni veya kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilecek.
7. Madde: Bazı Suçlarda On Beş Yaşından Önce Ceza İnfaz Kurumunda Geçirilen Bir Gün Artık İki Gün Sayılmayacak
7593 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle, 5275 sayılı Kanun’un koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107. maddesinin beşinci fıkrası değiştirildi.
Önceki düzenlemede, suç türü yönünden herhangi bir ayrım yapılmaksızın hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, koşullu salıverilme süresinin hesabında iki gün olarak dikkate alınıyordu.
Yeni düzenlemeyle aşağıdaki suçlar bu hesaplama yönteminin dışında bırakıldı:
• kasten öldürme suçları (TCK m.81, m.82 ve m.83),
• cinsel saldırı ve çocukların cinsel istismarı suçları (TCK m.102 ve m.103),
• uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (TCK m.188),
• suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (TCK m.220).
Bu suçlardan hükümlü olan çocuk bakımından 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir gün, koşullu salıverilme hesabında bir gün olarak dikkate alınacak. Sayılan suçlar dışında ise 15 yaşından önce infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılması kuralı devam edecek.
8. Madde: Çocuklara Bıçak Satışı ile Çocukların Bıçak Satın Alması ve Taşıması Kabahat Olarak Düzenlendi
7593 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle, Kabahatler Kanunu’na “Amaç dışı bıçak taşıma” başlıklı 43/C maddesi eklendi.
Önceki düzenlemede, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçaklar ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin satışı, sergilenmesi ve çocuklar tarafından taşınmasını bu kapsam ve ayrıntıda düzenleyen özel bir kabahat hükmü bulunmuyordu.
Yeni düzenlemeyle, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin;
• 2521 sayılı Kanuna ve ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan yerler dışında satılması ve sergilenmesi,
• 18 yaşından küçük çocuklara satılması,
• çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklandı.
Bu yasaklara aykırı davranan kişi hakkında 5.000 TL idari para cezası uygulanacak. Bıçak veya aletlerin sayı ya da nitelik bakımından vahim olması hâlinde idari para cezası 10.000 TL olarak uygulanacak. Kabahati öğrendiği hâlde yetkili makamlara bildirmeyen işletici veya sorumlu hakkında ayrıca 5.000 TL idari para cezasına karar verilecek.
Kabahate konu eşya hakkında elkoyma ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi hükümleri uygulanacak. İdari para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine ise mülkî amir karar verecek.
Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında idari yaptırım yerine, koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi için mülkî amir tarafından çocuk hâkimine başvurulacak.
Düzenleme internet ve mesafeli satışları da kapsıyor. Bir sanatın veya mesleğin icrası ya da eğitim için gerekli olan bıçak, şiş ve benzeri aletlerin icra yerinde ve işi yapan kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu yasağın dışındadır.
9. Madde: Ceza Sorumluluğu Olmayan Çocuklar İçin Yönlendirme Tedbirleri Getirildi
7593 sayılı Kanun’un 9. maddesiyle, Çocuk Koruma Kanunu’na 5/A maddesi eklendi.
Önceki düzenlemede Çocuk Koruma Kanunu’nun 5. maddesinde danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma tedbirlerinden oluşan koruyucu ve destekleyici tedbirler bulunuyordu. Yeni düzenlemeyle bunların yanına, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde yönlendirme tedbirleri eklendi.
Yeni yönlendirme tedbirleri şunlardır:
1. Sosyal Ve Toplumsal Hizmetler Tedbiri
Çocuğun spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında, psikososyal gelişimine katkı sağlayacak biçimde 20 saatten 300 saate kadar görev alması düzenlendi.
2. Dijital Risklerden Korunma Tedbiri
Çocuğun kullandığı telefon, telefon hattı, bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazların bildirilmesi; tedbir kararından sonraki hareketlerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığının denetimine açılması ve riskli olarak tanımlanan dijital mecra, uygulama ve platformlara erişimin engellenmesi düzenlendi. Tedbirin süresi üç aydan az, iki yıldan fazla olamayacak.
3. Kitap Ve Kütüphane Tedbiri
Çocuğun kütüphane ve okuma salonlarında 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev alması veya ilgili kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okuması düzenlendi.
4. Çevreye Saygı Ve Çevre Temizliği Tedbiri
Çocuğun 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe ve sahil gibi belirlenen alanlarda çevre temizliği yapması; bitki bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılması düzenlendi.
5. Bağımlılıkla Mücadele Tedbiri
Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu veya uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılığı bulunan çocuğun tedavi ve rehabilitasyon amacıyla belirlenen programları tamamlaması düzenlendi.
Bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
10. Madde: Tedaviye İhtiyacı Bulunan Çocuklar İçin Özel Acil Korunma Süreci Düzenlendi
7593 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, Çocuk Koruma Kanunu’nun acil korunma kararını düzenleyen 9. maddesine dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralar eklendi.
Önceki düzenlemede acil korunma kararı genel bir usule bağlanmıştı. Ancak akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bağımlılık veya ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi ya da başkaları açısından ciddi tehlike oluşturan çocukların sağlık kuruluşuna getirilmelerinden sonra izlenecek özel başvuru, raporlama ve karar süreleri ayrıca düzenlenmemişti.
Yeni düzenlemeye göre, Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumuna gelen ya da getirilen çocuk hakkında tedavi ihtiyacının uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.
Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hâkimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde, ilgili dal uzman hekiminin de yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulunun raporu mahkemeye sunulacak.
Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek en geç 48 saat içinde karar verecek. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesi ile hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliği arasında geçen sürede gerekli tıbbi müdahale ve tedavi uygulanacak. İhtiyaç hâlinde kolluktan yardım istenebilecek.
Düzenlemeye göre, çocuğun üstün yararı doğrultusunda bulunduğu yerin gizli tutulmasına, kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verme yetkisi hâkime ait. Hâkim ayrıca sağlık kurulu raporuna göre acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire hükmebilecek.
12. Madde: Çocuklar Hakkında HAGB Kararı Verildiğinde Yönlendirme Tedbirleri Uygulanacak
7593 sayılı Kanun’un 12. maddesiyle, Çocuk Koruma Kanunu’nun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını düzenleyen 23. maddesine ikinci ve üçüncü fıkralar eklendi.
Önceki düzenlemede, çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/A maddesinde yer alan yönlendirme tedbirlerinin denetimli serbestlik yükümlülüğü olarak uygulanmasına ilişkin özel bir hüküm bulunmuyordu.
Yeni düzenlemeyle, adli süreçteki çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinde, 5/A maddesindeki yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanabilecek. Bu yükümlülükler, ilgili yönlendirme tedbirinden sorumlu kurumlar tarafından yerine getirilecek.
Ayrıca mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde, zararın tamamen giderilmesi şartı aranmadan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yönünde mahkemeye takdir yetkisi tanındı.
13. Madde: On Beş Yaşından Küçük Çocuklar Hakkında Sosyal İnceleme Zorunlu Hâle Getirildi
7593 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle, Çocuk Koruma Kanunu’nun sosyal incelemeyi düzenleyen 35. maddesinin üçüncü fıkrası değiştirildi.
Önceki düzenlemeye göre sosyal inceleme bütün çocuklar yönünden mutlak bir zorunluluk taşımıyordu. Mahkeme veya çocuk hâkimi sosyal inceleme yaptırmadığında, bunun gerekçesini kararında göstermekle yükümlüydü. Yaşa dayalı bir ayrım bulunmadığı gibi Cumhuriyet savcısının sosyal inceleme yaptırmamasının iddianamede gerekçelendirilmesine ilişkin açık bir hüküm de yoktu.
Yeni düzenlemeyle 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu hâle getirildi.
15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından sosyal inceleme yaptırılmadığında, bunun gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.
16. Madde: Yürürlülük Tarihleri
7593 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle, Kanun hükümlerinin yürürlüğe giriş tarihleri düzenlendi. Bu maddeyle mevcut bir kanun hükmü değiştirilmedi; 7593 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemelerin hangi tarihten itibaren hüküm doğuracağı belirlendi.
Kanun’un 8. maddesiyle Kabahatler Kanunu’na eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi 1 Aralık 2026 tarihinde yürürlüğe girecek. Bu bent, 6136 sayılı Kanun kapsamı dışında kalan bıçaklar ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin, 2521 sayılı Kanuna ve ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan yerler dışında satılmasını ve sergilenmesini yasaklamaktadır. Kanun’un diğer hükümleri ise yayımlandığı 18 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi.
Sonuç
7593 sayılı Kanun ile çocuk ceza hukuku bakımından hem cezaları ağırlaştıran hem de koruma, yönlendirme ve rehabilitasyon mekanizmalarını genişleten düzenlemeler getirildi. Özellikle TCK m.31’deki ceza sınırlarının yükseltilmesi ve belirli ağır suçlarda yaş küçüklüğü hükümlerinin uygulanması konusunda hâkime tanınan takdir yetkisi, çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin önceki sistemde önemli bir değişiklik oluşturdu.
Bunun yanında ateşli silahların muhafazası, aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali, çocukların bıçaklara erişimi, sosyal inceleme zorunluluğu, çocuk eğitimevleri, acil korunma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması konularında da yeni kurallar kabul edildi.
Yeni suç ve daha ağır ceza hükümleri, yürürlük tarihinden önce işlenen fiillere failin aleyhine olacak şekilde uygulanmaz. Somut olayda uygulanacak hükmün belirlenmesinde suç tarihi, çocuğun fiil tarihindeki yaşı, ceza sorumluluğu, isnat edilen suç ve lehe kanun değerlendirmesi birlikte dikkate alınmalıdır.

Yorumlar